MENA Süt Ürünleri Kongresi. Süt Ürünleri Vizyonu 2050: Gelenekler ve Yenilikler
MENA bölgesi ülkeleri, dünyada en hızlı gelişen alanlardan birini temsil etmektedir. BM tahminlerine göre, 2025 yılına kadar bölge nüfusunun %33 artarak 652 milyona ulaşması beklenmektedir. Ayrıca, birçok MENA ülkesinde turizm genişlemeye devam ediyor; hükümetler, geleneksel, ticari ve yatırım sektörleri dahil olmak üzere çeşitli turizm türlerine yatırım yaparken, dünya genelindeki havayolu yolcularını çeken büyük lojistik merkezler geliştiriyor.
Bu hızlı gelişim, özellikle tarım ve süt ürünleri sektörü olmak üzere gıda endüstrisinin büyümesini doğrudan etkiliyor.


Öte yandan, çöl iklimi, aşırı sıcaklıklar ve tatlı su kıtlığı, geleneksel tarım ve süt ürünleri üretimi için zorlu koşullar yaratıyor. Soğutma, yapay sulama (tuzdan arındırma dahil) ve ithal yem (yonca ve soya gibi) için yüksek maliyetler, yerel süt ürünlerinin üretim maliyetlerini yükseltiyor. Örneğin, Suudi Arabistan'daki yem tabanının %80'inden fazlası—yonca, tahıllar ve protein konsantreleri dahil—ABD, Arjantin, Avustralya ve diğer ülkelerden ithal ediliyor. 2018'den bu yana, Suudi hükümeti su kaynaklarını korumak için ülke içinde ticari yonca yetiştiriciliğini yasakladı ve bu durum ithalat bağımlılığını daha da arttırıyor. Bazı MENA hükümetleri, eski, verimsiz çiftlikleri kapatıyor ve su kullanımını en aza indirmeyi amaçlayan yüksek teknolojiye sahip “akıllı” süt ürünleri komplekslerinin geliştirilmesini destekliyor.
Bölgenin gıda arzının %90'ından fazlası ithalata dayalı olduğundan, bölge küresel aksamalar karşısında oldukça savunmasızdır—bu ister jeopolitik ister ekonomik krizlerden kaynaklansın. Sürdürülebilir tarımsal kalkınma konusu, çevre koruma ve atıksız gıda üretim ve tüketim modelleri oluşturma kadar acildir. BAE, Suudi Arabistan ve Katar gibi ülkeler önemli miktarda gıda israfı üretmekte, bu da mali kayıplara, metan emisyonlarının artmasına ve ithalata olan bağımlılığın derinleşmesine yol açmaktadır.
Bu faktörler, birçok bölge hükümetinin modern süt ve süt ürünleri üretim teknolojilerine yatırım yapma kararlarını güçlü bir şekilde etkiliyor.
Bölgedeki hükümetler, yerel tarımı güçlendirme, gıda kalite kontrollerini artırma ve gıda güvenliğini iyileştirme amacıyla geniş kapsamlı programlar uyguluyor—özellikle süt ürünleri sektörü, gıda sektöründe daha yüksek risk profiline sahip olduğundan.
Örneğin, BAE'de yeni gıda güvenliği standartları, BAE Ulusal Gıda Güvenliği Stratejisi (2022–2025) kapsamında uygulanmaktadır. Ülke, gıda ve süt ürünlerinin menşeinden tüketiciye kadar gerçek zamanlı izlenmesini sağlayan Dijital İzlenebilirlik Sistemini aktif olarak uygulamaktadır. Bu sistem, elektronik platformlar, mobil uygulamalar, QR kodlar, blok zinciri ve diğer dijital araçlar kullanılarak hayata geçirilmektedir. Ayrıca, Nutri-Mark etiketleme sistemi, tüketicileri gıdanın besin değeri hakkında bilgilendirmek, daha sağlıklı beslenme alışkanlıklarını teşvik etmek ve obezite, diyabet ve kardiyovasküler hastalıklarla mücadelede ulusal stratejileri desteklemek amacıyla uygulanmaktadır. Tüm bu çabalar, 2051 Gıda Güvenliği Stratejisi'nin bir parçasıdır.
Suudi Arabistan'ın ilerlemesi, süt ürünleri üretiminin etkileyici büyümesinde zaten kendini gösteriyor. Krallık, GCC içindeki içme sütü tedarikinde en büyük tedarikçi olmasının yanı sıra, küresel ölçekte yeni ihracat pazarlarına da girmektedir.
MENA Süt Ürünleri Kongresi, süt ürünleri sektörünün büyümesi için stratejik yaklaşımlar geliştirmek, kilit tüketici eğilimlerini belirlemek, öncü teknolojileri tanıtmak ve bunları yerel gelenek ve değerlere uyarlamak amacıyla bölgedeki süt ürünleri sektör liderlerini bir araya getirmeyi amaçlıyor.
Katılımcılar için ek bir değer, etkinliğin konumu olan Al Ain—Birleşik Arap Emirlikleri'nin süt ürünleri başkentidir.
Artık düzenli bir etkinlik haline gelen kongre, MENA ve uluslararası pazarlardan küresel süt ürünleri uzmanlarını, öncü bilim insanlarını, sektör profesyonellerini ve pazarlamacıları ağırlıyor.




