Sütün Geleceği: Daha Az Su, Daha Fazla Katı Madde

Dairy UP ekibinin yürüttüğü yeni bir araştırma projesi, süt içeriğindeki değerli katı maddeler olan yağ ve protein oranını artırırken inek sütündeki su içeriğini azaltmanın yollarını araştırıyor. Araştırmacı Juan Gargiulo'nun liderliğindeki proje, Avustralya süt endüstrisinin çevresel etkisini iyileştirmek ve işleme ile taşıma maliyetlerini azaltmak için önemli bir girişimdir. Bu araştırma, sadece hacim yerine süt kompozisyonuna odaklanarak süt üretimini devrim niteliğinde değiştirebilir.
Araştırmanın merkezinde, sütün su içeriğinin büyük ölçüde laktoz üretimiyle belirlendiği keşfi yer alıyor. Ekip, daha az laktoz üreten ineklerin doğal olarak daha düşük su içeriği ve daha yüksek katı madde konsantrasyonuna sahip süt üreteceği teorisini araştırıyor. Bu önemli, çünkü süt yaklaşık %87 su içeriyor ve bu oranın küçük bir azaltılması bile endüstrinin verimliliği ve karbon ayak izi üzerinde büyük bir etkiye sahip olabilir.
Bu proje, Kaliforniya'daki önceki çalışmalara dayanmakta ve Avustralyalı ve Amerikalı araştırmacılar arasında işbirliği içinde yürütülmektedir. Avustralya ekibi, genetik, çevresel koşullar ve laktasyon aşaması gibi faktörlerin laktoz salgısını nasıl etkilediğini anlamak için izleme çiftliklerinden ve sürü test sonuçlarından milyonlarca kaydı analiz ediyor. İlk bulguları, Holstein cinslerinin en yüksek laktoz verimine sahip olduğunu ve Jersey cinslerinin en düşük olduğunu, bu durumun seçici üreme potansiyelini vurguladığını ortaya koyuyor.
Bu yenilikçi araştırma, uluslararası süt topluluğu için geniş bir etkiye sahiptir. Laktoz üretimini etkileyebilme yeteneği, ineğin enerji dengesini, üremesini, süt kalitesini ve genel hayvan refahını iyileştirebilir. Bu, veri gazeteciliği ve bilimsel araştırmaların tarım işletmeciliği sınırlarını nasıl zorladığının, süt çiftçileri için dünya çapında daha büyük sürdürülebilirlik ve ekonomik dayanıklılık yollarını açığa çıkardığının mükemmel bir örneğidir.