Kazakistan, 2026 sonuna kadar elma ithalatını yasakladı
Ulusal İstatistik Bürosunun verilerine göre Kazakistan'ın 2025 yılı elma hasadı 205,2 bin ton oldu. Aynı dönemde ülke yurt dışından 94,4 bin ton elma satın alırken 20,7 bin ton ihracat yaptı. İthalat, görünür tüketimin yaklaşık üçte birini karşılıyordu; başlıca tedarikçiler arasında Polonya, Çin ve İran bulunuyordu. Yurt içinde elde edilen hasat, ihracat durdurulsa bile talebi karşılamaya yetmiyordu. Ağustos 2024 ile Ağustos 2025 arasında elmanın ortalama perakende fiyatı yaklaşık %20 artarak kilogram başına 843 tengeye ulaştı. Kazakistan, kültür elmasının tarihî anavatanı kabul ediliyor: yabani atası olan Sievers elması, Tanrı Dağları'nın eteklerinde yetişiyor.
Kazakistan'da üretilen elmaların büyük bölümü taze olarak satışa sunulurken işleme faaliyetleri ağırlıklı olarak meyve suyu üretimiyle sınırlı kalıyor. Görünüm veya boyut şartlarını karşılamayan meyveler sıklıkla bahçelerde bırakılıyor. Sektör tahminlerine göre yıllık kayıplar hasadın dörtte birine, yani yaklaşık 50 bin ton elmaya ulaşabiliyor. Buna karşılık Kazakistan; meyve suyu, şekerleme ve süt ürünleri üreticileri ile ilaç sanayisinin kullandığı konsantre, elma püresi, pektin ve besinsel lifleri yurt dışından satın alıyor. Piyasa katılımcıları, yalnızca konsantre ve pektin ithalatına yapılan yıllık harcamayı yaklaşık 12 milyon dolar olarak tahmin ediyor. Makalede yer verilen varsayımsal hesaplamaya göre 50 bin ton taze elmanın kilogram başına 0,5 dolardan satılması yaklaşık 25 milyon dolar gelir sağlıyor. Aynı miktarda ham maddenin ileri düzeyde işlenmesiyle elde edilen ürünlerin değeri ise yaklaşık 36 milyon dolar olarak hesaplanıyor; bu, 11 milyon dolar veya %44 daha fazla değer anlamına geliyor.
Tokayev, ekim ayındaki ulusa seslenişinde tarım ve tarıma dayalı sanayi üretim değerinin bir yılda yaklaşık %6 artarak 15 trilyon tengeye ulaştığını belirtti. Uygun koşullu finansman 1 trilyon tengeden 1,5 trilyon tengeye yükseldi. Cumhurbaşkanı, çiftçilerin uzun vadeli yatırım finansmanına erişiminin genişletilmesi ve nitelikli projelere kaynak sağlanmasının hızlandırılması talimatını verdi. Baiterek holdinginin gıda sanayisi için hazırladığı proje portföyü 500 milyar tengeyi aşıyor. Diğer talimatlar arasında tarım ürünlerinin depolanması ve pazarlanmasının iyileştirilmesi ile farklı ölçeklerdeki tarım işletmelerinin tarımsal lojistik merkezlerine erişiminin sağlanması da bulunuyor. Halkın İnşası programı kapsamında tarımsal altyapının geliştirilmesi, hükümet ile Baiterek'in ortak görevleri arasında gösterildi. Cumhurbaşkanı, ileri işleme ve iş gücü verimliliğinin artırılmasıyla ilgili projeleri öncelikli olarak nitelendirdi.
Tarım Bakanı Aydarbek Saparov, bakanlığın genişletilmiş kurul toplantısında, 2025 yılında et, süt, yağlı tohumlar, mısır, pirinç ve karabuğday gibi temel kategorilerde işleme oranının %64'e ulaştığını açıkladı. 2026 yılı hedefi %70 olarak belirlendi. Kazakistan, 2024 yılında 5,1 milyar dolarlık tarım ve tarıma dayalı sanayi ürünü ihraç etti. İşlenmiş ürünler ilk kez bu tutarın yarısından fazlasını oluşturdu: bir önceki yıl %43 olan payları %52'ye, yaklaşık 2,6 milyar dolara ulaştı. İşlenmiş ürün ihracatının değeri 2025 yılında %35,3 daha artarak 3,6 milyar dolara yükseldi. Aynı yılın sonunda gıda üretim değeri 3,9 trilyon tengeye ulaştı.
Almatı bölgesinde Alpecon Group bir elma işleme projesi yürütüyor. Şirketin Genel Müdürü Samat Balabekov, projenin amaçlarını ham maddenin Kazakistan içinde işlenmesi ve istihdamın, teknolojilerin, üretim yetkinliklerinin, ihracat gelirlerinin ve kârın ülkede tutulmasıyla ilişkilendiriyor. Piyasa katılımcılarının değerlendirmesine göre tek bir modern tesis, mevcut elma konsantresi ve pektin ithalatının yerini alabilecek ve ihracat yapabilecek kapasiteye sahip olabilir. Yeni tesislerin ürünleri için Türkiye, Kore, Japonya ve Çin'deki alıcılarla on yıla kadar uzanan alım sözleşmeleri imzalanıyor. Balabekov, bütünleşik bir endüstriyel meyvecilik sisteminin bulunmamasını da sorun olarak görüyor. Makalede görüşlerine başvurulan uzmanlar, yetiştiricilik, agronomik danışmanlık, finansman, depolama, işleme ve satış faaliyetlerinin birbirinden kopuk olduğuna dikkat çekiyor. Çiftçilerin karşılaştığı güçlükler arasında işletme sermayesi ve agronom eksikliği ile ürünlerin zamanında ve adil bir fiyattan satılacağına ilişkin güvencelerin yetersizliğini sıralıyorlar.
Makalede, sektör katılımcılarını bir araya getirmenin bir yolu olarak büyük işleme tesisleri çevresinde kurulacak kooperatifler ve konsorsiyumlar ele alınıyor: bu birliklerin tarım işletmelerine satış güvencesi, fabrikalara ise istikrarlı ham madde tedariki sağlaması öngörülüyor. Yurt dışından verilen örnekler arasında, ortalama meyve bahçesi büyüklüğünün 2,5 hektar olduğu ve üreticilerin yaklaşık %95'inin kooperatiflere üye olduğu İtalya'nın Güney Tirol bölgesi yer alıyor. Bu birlikler depolama, sınıflandırma, işleme ve satış faaliyetlerini yürütüyor. Polonya'nın Grójec bölgesinde birlik çatısı altında örgütlenen işletmeler, ülkenin elmalarının %40'ından fazlasını üretiyor. Washington eyaletinde çiftçilerin ürünlerini kabul eden yüzden fazla paketleme ve sınıflandırma merkezi faaliyet gösteriyor; eyalet, Amerika Birleşik Devletleri'ndeki (ABD) elma üretiminin %60'ından fazlasını karşılıyor. Güney Kore ise ulusal markanın tanıtımında gıda, kozmetik ve fonksiyonel bileşenlerin kullanılmasına örnek gösteriliyor. Balabekov'a göre Kazakistan, yalnızca elmanın anavatanı olarak değil, elmanın ileri düzeyde işlenmesiyle elde edilen ürünlerin üreticisi olarak da tanınmayı hedeflemeli.
Makalede aktarılan Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü İstatistik Veri Tabanı (FAOSTAT) verilerine göre 2025 yılında Kazakistan yaklaşık 205 bin ton, Özbekistan ise 1,3 milyon tondan fazla elma üretti. Sektörel planlar, Jetisu ve Almatı bölgesinde toplam 10 bin hektara kadar yoğun dikimli meyve bahçesi kurulmasını öngörüyor. Bu bahçelerden beklenen ek üretim, yılda 240–250 bin ton elma olarak tahmin ediliyor. Makale, sektörün büyümesi için gerekli koşullar arasında meyveleri taze tüketim pazarı ile işleme sanayisine ayıracak depoların ve sınıflandırma hatlarının kurulmasını, agronomların, gıda teknolojisi uzmanlarının ve mühendislerin yetiştirilmesini, işletmelerin üniversitelerle iş birliği yapmasını ve doğrudan üretim tesislerinde eğitim verilmesini sayıyor. Ayrıca uzmanların kırsal alanlarda yaşamasına uygun koşulların oluşturulması ve satış bağlantıları kesinleşmiş projelere finansman sağlanması da öngörülüyor.


