Greenpeace: GWP*, hayvancılık kaynaklı 1.538 milyon ton emisyonu gizleyebilir
Düşünce kuruluşu Cerulogy'nin modellemesini yaptığı araştırma, GWP* olarak adlandırılan alternatif küresel ısınma potansiyeli hesaplama yönteminin büyük hayvancılık ürünleri ihracatçılarının bildirdiği emisyon rakamlarını nasıl değiştireceğini inceliyor. Hesaplamalara göre, bu ülkelerin gerçek metan salımlarında 2020 ile 2030 arasında yaşanacak %0,6'lık bir düşüş, GWP* kullanılarak ölçüldüğünde %30'luk bir azalma olarak görünebilir. Greenpeace, bunun ülkelerin salımlardaki küçük fiilî azalmaları çok daha büyük iklim kazanımları olarak sunmasına olanak tanıyacağını savunuyor.
GWP*, metan salım hızındaki değişimleri ölçüyor ve hesaplamalarında salımların artıp artmadığını veya azalıp azalmadığını dikkate alıyor. Raporda açıklandığı üzere yöntem, metan atmosferde görece hızlı parçalandığı için sabit kalan metan salım hızını ek ısınmaya yol açmıyor olarak değerlendiriyor. Ancak Greenpeace, metanın kısa vadede karbondioksitten 80 kat daha fazla ısı tuttuğunu ve küresel ısınmanın yaklaşık 0,5°C'lik bölümünden sorumlu olduğunu belirtiyor.
Modellemeye göre, gerçek emisyonların %30 azaltıldığı bir senaryoda ihracatçı ülkeler GWP* kapsamında 898 milyon ton negatif emisyon kaydedebilir. Oysa bu ülkelerin 2030'daki hayvancılık kaynaklı emisyonları, standart hesaplama yöntemiyle hâlâ 640 milyon ton düzeyinde olacaktır. Bu iki rakam arasındaki fark, yıllık raporlamada tahmin edilen 1.538 milyon tonluk açığı oluşturuyor. Raporda, GWP* yönteminin ülkelere emisyonlarını soğutucu etki yaratıyormuş gibi tanımlama olanağı vereceği belirtiliyor.
Raporda, bu farkın büyüklüğünü göstermek için Endonezya'nın 2024 yılındaki toplam ulusal sera gazı salımıyla karşılaştırma yapılıyor; ülkenin toplam salımı bu farkın altında kalıyor. Rapora göre fark, 2023'te dünya genelindeki havacılık emisyonlarının %86'sına ve dünyanın en büyük et üreticisi JBS'nin aynı yıl kaydedilen sera gazı ayak izinin yaklaşık 6,4 katına denk geliyor. Binek otomobiller üzerinden yapılan karşılaştırmada ise bu miktar, 780 milyon aracın, yani Avrupa yollarında her yıl bulunan araç sayısının üç katının emisyonuna karşılık geliyor.
Araştırma, 2020–2030 döneminde on ihracatçı ülkenin tamamının GWP* yöntemini tutarlı biçimde kullanmasının, günümüzdeki yıllık küresel sera gazı emisyonlarının beşte birine yaklaşan birikimli bir raporlama farkı yaratacağını tahmin ediyor. Greenpeace, ülkelerin uluslararası iklim anlaşmaları kapsamında bu ölçütü benimsemesinin, emisyonların bildirilen toplamlardan çıkarılmasına ve ısınmayı 1,5°C ile sınırlamak için kalan karbon bütçesinin bir bölümünün tüketilmesine yol açabileceği uyarısında bulunuyor.
Kuruluş ayrıca hükümetlerin, GWP* kapsamında hesaplanan negatif tarımsal emisyonları fosil yakıt kullanan sektörlerde daha yavaş azaltımlara gerekçe olarak kullanabileceği konusunda uyarıyor. Avustralya örneğinde, raporlanabilecek potansiyel negatif emisyonlar 76 milyon ton olarak hesaplanıyor; bu miktar 20 kömür yakıtlı elektrik santralinin yıllık salımıyla karşılaştırılabilir düzeyde. Amerika Birleşik Devletleri için ise görünmez hâle gelebilecek emisyonların 86 milyon binek otomobilin salımlarına eşit olabileceği tahmin ediliyor.
Greenpeace International kampanya sorumlusu Sophie Nodzenski, küresel ekonomi karbonsuzlaşırken sıcaklık artışının hedef sınırı aşmasını sınırlamak açısından metan salımlarının hızla azaltılmasının önemli olduğunu söyledi. Nodzenski, sıcaklık artışının hedef sınırı aşması konusu Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi 31. Taraflar Konferansı'nda (COP31) gündeme gelirken hayvancılık sektörünün hesaplama yöntemleri konusundaki lobi faaliyetlerini eleştirdi. Greenpeace, ulusal emisyon hesaplamalarında GWP* yönteminin reddedilmesi çağrısının yanı sıra, 1,5°C hedefiyle uyumlu, hukuken bağlayıcı tarımsal emisyon hedefleri belirlenmesini ve ekolojik tarıma adil geçişin desteklenmesini istiyor.




