Kefir Pazarı Üretim Yöntemlerindeki Değişimlerle Birlikte Kimlik Sorunlarıyla Karşı Karşıya
Kefirin, fermente edilmiş süt ürünü olarak bilinen geleneksel köpüklülüğü, Batı ürünlerinde giderek daha fazla kayboluyor. Bu değişim, doğal köpüklülüğü mayalanma yoluyla sağlayan kefir tanelerinin kullanılmadığı üretim süreçlerine bağlanıyor. Bunun yerine, birçok ürün, tüketici tercihleri doğrultusunda daha pürüzsüz dokular için kefir kültürleri kullanıyor.
Bir tat testinde, yalnızca Polonya markası Krasnystaw kefiri, kefir taneleri içerdiğinden dolayı geleneksel kefirin karakteristik köpüklülüğünü korudu. Danone'un Activia'sı ve Müller'in Biotiful Gut Health gibi diğer markalar ise kefir kültürlerini tercih ederek daha pürüzsüz, yoğurt benzeri bir ürün sundu.
Birçok ticari kefir ürününde mayanın eksikliği, büyük ölçüde üretim kolaylığından kaynaklanıyor. Maya, ambalaj bütünlüğünü riske atarak gaz üretebilir, bu da geleneksel köpüklü kefiri endüstriyel üretim için zor hale getiriyor. Ayrıca, İngiltere gibi pazarlardaki tüketici tercihleri, geleneksel köpüklü çeşitten daha pürüzsüz, daha hafif kefiri tercih ediyor.
Bu değişikliklere rağmen, kefir pazarı büyüyor. İngiltere'de, 2030 yılına kadar 107,1 milyon dolara ulaşması bekleniyor ve Biotiful Gut Health bu pazarda lider konumda. Şirket, geleneksel köpüğü olmadan tanınmış tat ve probiyotik faydalar sağlayan otantik kefir kültürlerine odaklanıyor.
Teagasc Gıda Araştırma Merkezi'nden Profesör Paul Cotter, BM'nin Codex Alimentarius'unun kefir için bir tanım sunduğunu, ancak bunun evrensel olarak uygulanmadığını belirtiyor. Bu düzenleme eksikliği, geleneksel kefir mikroplarını içermeyen ürünlerin kefir etiketi altında piyasaya girmesine izin veriyor.
Tüketici farkındalığı arttıkça, gelecekteki kefir standartlarının köpüklülük yerine canlı bakteri sayısını önceliklendirme potansiyeli var. Şimdilik, tüketiciler kendi tat ve beklentilerine uygun olan daha pürüzsüz kefir ürünlerini tercih ediyor gibi görünüyor.




