Hibrit Sütler: Sürdürülebilirlik ve Pazar Zorluklarını Keşfetmek
Geleneksel inek sütünü bitki proteinleriyle harmanlayan hibrit süt konsepti, sera gazı emisyonlarında %20-30 oranında azalma gibi potansiyel çevresel faydaları nedeniyle dikkat çekiyor. Amsterdam'da düzenlenen Private Label Uluslararası Ticaret Fuarı'nda Hollandalı Farm Dairy ve Danimarkalı PlanetDairy şirketleri, bu hibrit ürün serisini tanıttılar.
PlanetDairy CEO'su Jakob Skovgaard, sürdürülebilirliği önceliklendiren tüketicilere hitap etmek için tat, besin değeri ve fiyat rekabetçiliğini korumanın önemine vurgu yaptı. Büyük perakendeci Albert Heijn'in desteğinin bu ürünler için sağlam bir temel oluşturduğunu, ancak tüketici farkındalığının hala önemli ölçüde artması gerektiğini belirtti.
Buna karşılık, İngiltere'de Kerry Dairy'nin Smug Dairy hibrit sütleri, pazarda 18 ay kalmasının ardından yer edinme zorlukları nedeniyle aşamalı olarak kaldırılıyor. Olumlu eleştirilere rağmen, marka gelecek yıl yeni bir ürün serisi ile yeniden lansman yapmaya hazırlanıyor.
Hibrit sütler rekabetçi fiyatlarla sunuluyor; örneğin, €1,29 fiyatla sunulmaları, organik sütler ve yulaf veya badem sütü gibi çoğu bitki bazlı alternatiflerden daha ucuz olmalarını sağlıyor. Skovgaard'a göre bu fiyatlandırma stratejisi, ana akım cazibesini korumak için kritik öneme sahip.
AB'de hibrit sütler için yasal çerçeve, bu ürünlerin tamamen süt olmadığını açıkça belirtmek koşuluyla 'süt' terimini bileşik ürünler için kullanılmasına izin veriyor. Bu yasal çerçeve, bu ürünlerin nasıl pazarlanabileceği konusunda hem bir fırsat hem de bir zorluk sunuyor.
Hibrit sütlerin potansiyeli, süt ürünlerinin tadını ve işlevselliğini, çevresel etkisini azaltarak sunabilmelerinde yatıyor. Ancak, bu faydaları tüketicilere açıkça iletmeleri, tat, besin değeri ve sürdürülebilirliği dengeleyerek pazar uygunluğunu sağlamaları gerekiyor.




