Meksika'da Süt Krizi, Analog Peynir Ürünlerinin Kullanımını Artırıyor
Meksika'nın Ciénega bölgesinde, geleneksel süt ürünleri üretiminin temel taşı olan sığır yetiştiriciliğinde önemli bir düşüş yaşanıyor. Bu bölgedeki hayvancılık sektörü, çiftçilerin yaşlanması, düşük karlılık ve yüksek üretim maliyetleri gibi etkenler nedeniyle yaklaşık %30 oranında küçüldü. Bu azalma, hem geleneksel hem de endüstriyel peynir üretimi için hayati önem taşıyan taze sütün bulunabilirliğini doğrudan etkiledi.
Meksika Ulusal Özerk Üniversitesi'nden (UNAM) araştırmacılar, süt sıkıntısı nedeniyle birçok peynir üreticisinin artık analog ürünler oluşturmak için alternatif girdilere yöneldiğini gözlemledi. Bu ürünler, geleneksel peynirin dokusunu ve tüketimini taklit ederken, otantik besin profiline sahip değildir ve piyasada daha yaygın hale gelmiştir.
Tüketici açısından bakıldığında, bu analog ürünler piyasa bozulmaları olarak görülmektedir. Genellikle gerçek peynir üretimi için gereken sütün maliyetinden daha düşük bir fiyata satılmaktadırlar ve kilogram başına 10 litreden fazla süt gerektirmektedirler. Ayrıca, bu analogların, plastikleşmiş bir doku ve daha yüksek erime özellikleri gibi belirgin duyusal özellikleri vardır, bu da tüketicilerin süt ürünlerine olan algısını ve güvenini değiştirmektedir.
Kalan süt çiftçileri, süt ineklerinin geçici olarak sağım dışı kalmasını gerektiren bir hastalık olan sığır mastitis gibi ek zorluklarla karşı karşıya kalmaktadır. Eğer bekleme süreleri gözlemlenmezse, bu durum süt içinde ilaç kalıntılarına yol açabilir ve peynir endüstrisi ile tüketicileri için kalite ve güvenlik riskleri oluşturabilir.
Meksika'da süt ve geleneksel peynir üretimini sürdürmek için uzmanlar, sığır yetiştiriciliği sektörüne daha fazla destek verilmesini, teşvik politikalarının teşvik edilmesini, teknik eğitimin sağlanmasını ve kalite uygulamalarının teşvik edilmesini önermektedir. Bu stratejik yaklaşım, yüksek kaliteli süt arzını sürdürmek ve besin değeri daha düşük alternatiflere karşı geleneksel ve endüstriyel peynirlerin rekabet gücünü korumak için gereklidir.




